METROLİFE HASTANESİ

Ana Sayfa Eğitim YENİ "NESİL" EĞİTİM NASIL OLMALI

YENİ "NESİL" EĞİTİM NASIL OLMALI

Şanlı Nesil Kolejinin Eğitim Koordinatörü Hamza Aybakan, Urfasiyaseti.com'a verdiği mülakatta değişen dünya düzeninde eğitimin ve yeni neslin son 30 yılını değerlendirdi.

Giriş Tarihi: 14 Şubat 2020 Cuma 11:45
YENİ

Özellikle teknolojik araç gereçlerinin gelişmesiyle birlikte çocuklarımızın bilgiye bakış açılarının da değiştiğini vurgulayan Hamza Aybakan, sözlerine şöyle devam etti: "Eskiden eğitim ve öğretimin yapısında öğrencinin bilgiyi araştırılıp o bilgiyi bulması çok önemliydi. Ama günümüzde bu artık bir tıkla mümkün. İnternete istediğiniz bilgiyi yazıyorsunuz 20 bin bilgi ve kaynak önünüzde. İşte kopuş burada başlıyor. Eğitim son 30 yıldır bilgiyi aramakla uğraşmıyor bilgiyi sentezlemek ve o bilgiyle bir şeyler inşâ etmekle uğraşıyor. Örneğin biz Türkiye olarak hala eğitim sistemimizde matematiği hesap kitap için kullanırken bilinçli ülkeler Ebola virüsünün, Corona virüsünün yayılma hızını hesaplamak, teknolojik yazılımları geliştirmek için kullanmakta... Artık sosyal hayata değmeyen, yaşantınızın bir parçası olamayan bilgi günümüzde bir işe yaramıyor. Elde ettiğiniz bilginin uygulamada işini kolaylaştırması önemli. Ezber mantığıyla değil yaparak, yaşayarak, deneyimleyerek öğrenmek Z kuşağın en temel özelliği...Bu yüzyılın öğrencisi nasihatten çok yaşamayı seviyor. Çok çabuk sıkılıyor, odaklanamıyor, kafasında birçok uyarıcıyla geziyor: bilgisayar, telefon, televizyon, internet, oyun... Yeni Nesil Eğitim anlayışı kuru bilgiden ziyade pratik mantığa yönlendirmeli...Onlara değerleri aşılamalı...Bir bilginin ahlakî kullanımını öğretmeli...Paylaşmak, sevmek, çabalamak, kararlı durmak, yardım etmek, sabretmek, saygı duymak gibi değerler öğretimin içinde temel kazanım olmalıdır. Eğitimin bu çağda "öze dönmesi" şart...Anne ve babanın çocuklarına hazır bir gelecek vaat etmesinde sıyrılması gerekiyor. Onları yaşamın zorluklarına uygun yetiştirmeli..." Ben yaşamadım , o yaşasın; ben görmedim, o görsün" zihniyeti bu neslin altına yerleştirilmiş bir dinamittir. Ebeveynler, bu yanlıştan dönerek özgüvenli, ayakları yere basan bir yetiştirme tarzını çocuklarına benimsetmeli...Kısaca balık vermeyip balık tutmayı öğretmelidir. Tabi bu sadece aileyle sağlanacak bir olgu değil. Eğitimciler ve okullar da bu anlayışı desteklemeli. Günü kurtaran, öğrenciyi sayı olarak gören, ticarileşen, tekdüzeleşen mantıktan çıkmaları gerekmektedir. Bakıyorsunuz sürü psikolojisi kolejleri de sarmış durumda...Herkesin derdi akademik başarı...Tamam da siz dünyayı değiştiren adamların hikayelerini okumuyor musunuz? Çoğu çok bildiği için değil ÇOK DENEDİĞİ ÇOK FARKLI OLDUKLARI için başarılılar. Artık öğrencilerimize ve çocuklarımıza FARKLILIĞIN YALNIZLIK DEĞİL ZENGİNLİK OLDUĞUNU aşılamamız gerekiyor. Çünkü bir farklı düşünce bütün spontan düşünceleri değiştirebilir. Yeni neslin kaygılarını anlamadan çağı değiştirmek mümkün değil. Onların zevklerine, düşüncelerine saygı duymalı, bütüncül öğrenmeye sevk etmeliyiz. Artık öğrrncinin bir alanda gelişmesi yetmiyor; tüm yönlerini geliştirmesi gerekiyor. Eskiden sayısal kafa, sözel kafa zihniyeti vardı. Bunun kalkması şart. Fırsatların çeşitlendiği son 30 yılda öğrencinin de kafa olarak çeşitlenmesi ve tek bir yöne ait olmaması gerekiyor. Networku sağlam bir kuşak toplumu da yeniden dizayn edecektir. En nihayetinde çocuklarımıza sebep sonuç ilişkileri kurarak eğitimi yaşantılarının bir parçası haline getirmelerini sağlamalıyız. Bunun için mantık basit: Çocuklara öncelik tanımak ve onlarla alakadar olmak..."

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Bu Kategorideki Diğer Haberler
Bu habere de bakabilirsiniz Müdür Yapıcıer Ceylanpınar'da Okul Ziyaretinde Bulundu

Müdür Yapıcıer Ceylanpınar'da Okul Ziyaretinde Bulundu

Kurumsal

İçerik

    Gündem

    Siyaset

    Teknoloji

    Yukarı Çık